İzzeddin Keykavus Darüşşifası Sultan I. İzzeddin Keykavus tarafından 1217 yılında inşa edilmiştir. Darüşşifa işlevini Osmanlı döneminde devam ettiremeyen yapının vakıf şartları medrese hizmeti doğrultusunda değiştirilmiş ve 19. yüzyılın sonlarına kadar medrese olarak kullanılmıştır. Osmanlının savaşlarla geçen son dönemlerinde terk edilmiş, bakımsızlık sonucu bazı bölümleri yıkılmış ve büyük oranda tahrip olmuştur. 1930 sonrası eski eserlerin tescillenmesi ve onarılmasına yönelik çalışmalarla Darüşşifa’da koruma onarım programına alınmıştır. Bu kapsamda ilk çalışmalar 1938 yılı kazılarıyla başlamış, 1960 sonrası kapsamlı onarım çalışmalarıyla devam etmiştir. 1960-1970 yılları arasında gerçekleştirilen onarımlar bütünleme ve sağlamlaştırmaya yönelik olmuş, bugünkü çehresini ise 2009-2012 yılları arasındaki restorasyonlar ile kazanmıştır. Hem mimari özellikleri hem de vakfiyesiyle dönemi hakkında önemli bilgiler veren Darüşşifa’nın iyi bir şekilde korunması ve onarımlarının özenle yapılması gerekmektedir. Yapının özgün durumuna müdahale edilip edilmediği ise restorasyon çalışmalarının detaylı bir şekilde araştırılması sonucunda açıklık kazanacaktır. Bu kapsamda Darüşşifa’nın günümüze kadar geçirdiği çeşitli onarımlar ele alınmıştır. Ayrıca yapıda meydana gelen bozulmalar ve sebepleri tespit edilmiş, gerçekleştirilen onarımlar restorasyon tekniklerine göre değerlendirilmiştir.
{"title":"Sivas Izzeddin Keykavus Hospital (Darüşşifa) Restoration Interventions","authors":"Elif Yi̇ği̇ter, Osman Kunduraci","doi":"10.21497/sefad.1313273","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1313273","url":null,"abstract":"İzzeddin Keykavus Darüşşifası Sultan I. İzzeddin Keykavus tarafından 1217 yılında inşa edilmiştir. Darüşşifa işlevini Osmanlı döneminde devam ettiremeyen yapının vakıf şartları medrese hizmeti doğrultusunda değiştirilmiş ve 19. yüzyılın sonlarına kadar medrese olarak kullanılmıştır. Osmanlının savaşlarla geçen son dönemlerinde terk edilmiş, bakımsızlık sonucu bazı bölümleri yıkılmış ve büyük oranda tahrip olmuştur. 1930 sonrası eski eserlerin tescillenmesi ve onarılmasına yönelik çalışmalarla Darüşşifa’da koruma onarım programına alınmıştır. Bu kapsamda ilk çalışmalar 1938 yılı kazılarıyla başlamış, 1960 sonrası kapsamlı onarım çalışmalarıyla devam etmiştir. 1960-1970 yılları arasında gerçekleştirilen onarımlar bütünleme ve sağlamlaştırmaya yönelik olmuş, bugünkü çehresini ise 2009-2012 yılları arasındaki restorasyonlar ile kazanmıştır. Hem mimari özellikleri hem de vakfiyesiyle dönemi hakkında önemli bilgiler veren Darüşşifa’nın iyi bir şekilde korunması ve onarımlarının özenle yapılması gerekmektedir. Yapının özgün durumuna müdahale edilip edilmediği ise restorasyon çalışmalarının detaylı bir şekilde araştırılması sonucunda açıklık kazanacaktır. Bu kapsamda Darüşşifa’nın günümüze kadar geçirdiği çeşitli onarımlar ele alınmıştır. Ayrıca yapıda meydana gelen bozulmalar ve sebepleri tespit edilmiş, gerçekleştirilen onarımlar restorasyon tekniklerine göre değerlendirilmiştir.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-06-20","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68712007","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Contemporary theory has been framed by structuralist, poststructuralist and postmodernist discussions about social, cultural and linguistic formation of meaning. Structuralists argue that meaning is an external feature. It depends on the linguistic framework, for it is defined in and through language. For poststructuralists, meaning can be subjectively defined; thus there is no meaning to be considered. Poststructuralism offers the idea of the plurality of meaning. Like all traditional notions, meaning is a metanarrative whose validity structuralist, poststructuralist and postmodernist critics find controversial. Contemporary theory has been a liberating experience. This might be exemplified with the enquiry into the legitimacy of the patriarchy which rendered women determination to question their inequalities. Theory has enabled discussions about the proletariat having a future to control production. However, theory has illustrated nature within the same exemplification. Nature is a socially, culturally and linguistically constructed notion defined as a man-made perception. The present environmental emergency loses its meaning as nature is a meaningless term. Environmental criticism dismiss the latest designation of nature as a metanarrative. It insists that nature is real, alive and in danger. This article aims to point out that mainstreaming of environmental criticism helps understand the relationship between theory and nature.
{"title":"Çevreci Eleştirinin Normalleştirilmesi: Kuram ve Doğa","authors":"Barış Mete, Defne ERDEM METE","doi":"10.21497/sefad.1313163","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1313163","url":null,"abstract":"Contemporary theory has been framed by structuralist, poststructuralist and postmodernist discussions about social, cultural and linguistic formation of meaning. Structuralists argue that meaning is an external feature. It depends on the linguistic framework, for it is defined in and through language. For poststructuralists, meaning can be subjectively defined; thus there is no meaning to be considered. Poststructuralism offers the idea of the plurality of meaning. Like all traditional notions, meaning is a metanarrative whose validity structuralist, poststructuralist and postmodernist critics find controversial. Contemporary theory has been a liberating experience. This might be exemplified with the enquiry into the legitimacy of the patriarchy which rendered women determination to question their inequalities. Theory has enabled discussions about the proletariat having a future to control production. However, theory has illustrated nature within the same exemplification. Nature is a socially, culturally and linguistically constructed notion defined as a man-made perception. The present environmental emergency loses its meaning as nature is a meaningless term. Environmental criticism dismiss the latest designation of nature as a metanarrative. It insists that nature is real, alive and in danger. This article aims to point out that mainstreaming of environmental criticism helps understand the relationship between theory and nature.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-06-20","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68712325","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Manisa ili Akhisar ilçesi Musaca mahallesi 103 ada, 1-2 parsellerde Gürdük Barajı yol güzergahı ve etki alanında, yol çalışmalarında tespit edilen nekropol alanında Manisa Müze Müdürlüğü’nce kurtarma kazılarında 34 mezar içerisinde 47 yetişkin bireye ait iskelet tespit edilirken, alanda bebek/çocuk mezarına rastlanmamıştır. Bebek/çocuk mezarlarının bulunmamış olması Thyateira kazılarında sadece çocuklara ait mezarların tespit edildiğinden, buradaki çocuk mezarlarının olasılıkla başka bir alanda olduğu ile açıklanmıştır. Musaca mahallesinin antik yerleşimi hakkında herhangi bir bulguya ulaşılamamıştır. Antik Dönem’de Polis’lerin hinterlandı dâhilinde ki tarımsal yerleşimler Kome olarak adlandırılmaktadır. Nekropolün 15 km güney batısındaki Thyateira “Akhisar” antik kenti varlığı olası Musaca yerleşim yerinin, Thyateira antik kentinin bir komesi olduğu anlaşılmaktadır. Nekropoldeki mezarlar basit toprak ve sandık mezar olarak iki grup altında değerlendirilmiş olsa da mezarların taş kapaklarının aynı olduğu anlaşılmıştır. Mezarlarda ele geçen cam buluntular unguentarium ve şişe olarak iki grupta değerlendirilmiştir. Buluntular ölü gömme ritüeli içerisinde libasyon ile ilişkilendirilmiştir. Mezarlardan ele geçen cam buluntular genel olarak MS 2-3. yüzyıllar arasına tarihlendirildiğinden, Musaca Nekropolü’nün kullanım dönemleri için de bu tarih aralığını vermek mümkündür. Tespit edilen cam formlarının Anadolu’nun genel cam tipolojisiyle uyumlu olduğu görülürken; şamdan biçimli unguentariumların yerel özellikler gösterdiği anlaşılmaktadır. Kırsal bir yerleşimdeki mezarlarda ele geçen cam eserlerin birebir benzerlerinin Bergama ve Tire gibi koleksiyonlarda belgelenmiş olması Batı Anadolu’da bu formların yaygın olarak kullanıldığını göstermektedir. Nekropolün yerleşim yeri tespit edilemediğinden kırsal alanda yaşayan halkın ekonomik durumu hakkında kesin yargıda bulunmak mümkün olmamakla birlikte mezar hediyesi olmayan örneklerin fazlalığı ve hediye bulunan mezarlardaki hediye sayısının azlığı, ekonomik seviyenin çok da iyi olmadığına da işaret etmektedir.
Manisa市或Akhisar市位于Manisa市郊区,在Gurdduk Barajé道路避难所的103个岛屿和1-2段的34个坟墓内的47具成年人骨架中发现,以及位于道路工程中确定的墓地的一个影响区。事实上,在Thiyateira洞穴中没有发现婴儿/儿童的坟墓,这表明只有儿童的坟墓被确认,儿童的坟墓很可能在另一块田地里。关于摩西的古代定居点,目前还没有任何公告。在古代丹麦,警察介入,这被称为农业领地的到来。Thyateira Akhisar古城位于Nekropolis西南15公里处,被发现是Thyatera古城的专员。Nekropoldeki mezarlar basit toprak ve sandık mezar olarak iki grup altında değerlendirilmişolsa da mezarların taşkapaklarının aynıolduğu anlaşılmıştır。在坟墓中捕捉到的玻璃云被分为两组,分别被认为是非动物标本和瓶子。在一个埋葬死者的仪式中,球茎与libation相连。将军MS 2-3玻璃云从坟墓。由于它已经被安排了几个世纪,所以可以给摩西一个墓地的使用期限。虽然已确定的玻璃形式被发现与阿纳多卢的一般玻璃类型兼容;现在很明显,各种器官的局部特征都显现出来了。在西阿纳多卢,在一个国家的坟墓中捕捉到的玻璃作品集表明,这些形式通常用于Bergama和Tire等藏品。在红区居民的坟墓中发现的非墓地礼物和礼物的数量表明,红区人民的经济状况没有绝对的公正性。
{"title":"Musaca Nekropolü Kazıları Cam Buluntuları","authors":"Mevlüt Eli̇üşük","doi":"10.21497/sefad.1313275","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1313275","url":null,"abstract":"Manisa ili Akhisar ilçesi Musaca mahallesi 103 ada, 1-2 parsellerde Gürdük Barajı yol güzergahı ve etki alanında, yol çalışmalarında tespit edilen nekropol alanında Manisa Müze Müdürlüğü’nce kurtarma kazılarında 34 mezar içerisinde 47 yetişkin bireye ait iskelet tespit edilirken, alanda bebek/çocuk mezarına rastlanmamıştır. Bebek/çocuk mezarlarının bulunmamış olması Thyateira kazılarında sadece çocuklara ait mezarların tespit edildiğinden, buradaki çocuk mezarlarının olasılıkla başka bir alanda olduğu ile açıklanmıştır. Musaca mahallesinin antik yerleşimi hakkında herhangi bir bulguya ulaşılamamıştır. Antik Dönem’de Polis’lerin hinterlandı dâhilinde ki tarımsal yerleşimler Kome olarak adlandırılmaktadır. Nekropolün 15 km güney batısındaki Thyateira “Akhisar” antik kenti varlığı olası Musaca yerleşim yerinin, Thyateira antik kentinin bir komesi olduğu anlaşılmaktadır. Nekropoldeki mezarlar basit toprak ve sandık mezar olarak iki grup altında değerlendirilmiş olsa da mezarların taş kapaklarının aynı olduğu anlaşılmıştır. Mezarlarda ele geçen cam buluntular unguentarium ve şişe olarak iki grupta değerlendirilmiştir. Buluntular ölü gömme ritüeli içerisinde libasyon ile ilişkilendirilmiştir. Mezarlardan ele geçen cam buluntular genel olarak MS 2-3. yüzyıllar arasına tarihlendirildiğinden, Musaca Nekropolü’nün kullanım dönemleri için de bu tarih aralığını vermek mümkündür. Tespit edilen cam formlarının Anadolu’nun genel cam tipolojisiyle uyumlu olduğu görülürken; şamdan biçimli unguentariumların yerel özellikler gösterdiği anlaşılmaktadır. Kırsal bir yerleşimdeki mezarlarda ele geçen cam eserlerin birebir benzerlerinin Bergama ve Tire gibi koleksiyonlarda belgelenmiş olması Batı Anadolu’da bu formların yaygın olarak kullanıldığını göstermektedir. Nekropolün yerleşim yeri tespit edilemediğinden kırsal alanda yaşayan halkın ekonomik durumu hakkında kesin yargıda bulunmak mümkün olmamakla birlikte mezar hediyesi olmayan örneklerin fazlalığı ve hediye bulunan mezarlardaki hediye sayısının azlığı, ekonomik seviyenin çok da iyi olmadığına da işaret etmektedir.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-06-20","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"47370628","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Çeviri, sadece farklı milletlerden farklı insanların iletişiminde değil, aynı zamanda bir milletin siyasetinin, kültürünün ve toplumunun gelişmesinde de önemli bir rol oynamaktadır. Farsçadan Türkçeye birçok eser tercüme edilmiş, her iki dil ve kültür etkileşim içinde olmuştur. Bu çalışmada, İranlı şair Nizâmi Gencevî’nin hamselerinden biri olan Leyla ile Mecnun adlı mesnevisinin Ali Nihat Tarlan (1965), A. Naci Tokmak (2013) ve Samed Vurgun (2019) tarafından yapılan Türkçe çevirileri, Belçikalı bilim insanı André Lefevere tarafından öne sürülen “yeniden yazma” kavramına göre değerlendirilmektedir. Çalışmada ilk olarak “yeniden yazma” kavramı genel hatlarıyla ele alınarak çalışmanın genel çerçevesi belirlenmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde André Lefevere’nin savunduğu çeviride yeniden yazma kavramı hakkında bilge verilmektedir. İkinci bölümde çalışmanın temellendirilmesi için kaynak metin ve yazarı hakkında kısaca bilgi verilmektedir. Üçüncü bölümde çeviri aracılığıyla yapıtların farklı kültürlere taşındığı savunulan yeniden yazma kavramı doğrultusunda kaynak ve erek metinlerden alınan örneklerle çevirmen yorumları, çeviri stratejileri tespit edilmektedir. Çalışma, kaynak metin aktarımının erek metinlerdeki görünümünü, çevirmenin ekleme ya da çıkarma yapıp yapmadığını ve çevirmenin yeniden yazma eylemini tespit etmeyi amaçlamaktadır.
Çeviri,sadese farklımilletlerden farklşinsanların iletişiminde değil,aynızamanda bir milletin siyasetinin,kültürün ve toplumunun gelişmesinde deönemli bir rol oynamaktadır。许多作品已经从波斯语翻译到土耳其,包括语言和文化互动。Buçalışmada,Il ranlışair Nizâmi Gencevî'nin hamselerinden biri olan Leyla ile Mecnun adlımesnevisin Ali Nihat Tarlan(1965),A.Naci Tokmak(2013)ve Samed Vurgun(2019)tarafından yapılan Türkçeçevirileri,Belçikalıbilim insanı我很高兴。第一次在作品中,作品的总体框架是以“重写”的概念为主线。工作由三部分组成。在第一节中,AndréLefevere的辩护将被告知重写的概念。在第二部分中,给出了关于源文本和作者的简短信息,以工作为基础。在第三节中,将通过翻译来确定解释、解释和翻译策略,这将强化重写的概念,重写的概念通过翻译应用于不同的文化。这项工作旨在确定是否要在文本中添加或删除源文本转移的外观,以及是否要重写翻译。
{"title":"André Lefevere’nin Yeniden Yazma Kavramı Bağlamında Nizâmi Gencevî’nin Leyla ile Mecnun Adlı Mesnevisinin Çevirilerinin Değerlendirilmesi","authors":"Esin EREN SOYSAL","doi":"10.21497/sefad.1218343","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1218343","url":null,"abstract":"Çeviri, sadece farklı milletlerden farklı insanların iletişiminde değil, aynı zamanda bir milletin siyasetinin, kültürünün ve toplumunun gelişmesinde de önemli bir rol oynamaktadır. Farsçadan Türkçeye birçok eser tercüme edilmiş, her iki dil ve kültür etkileşim içinde olmuştur. Bu çalışmada, İranlı şair Nizâmi Gencevî’nin hamselerinden biri olan Leyla ile Mecnun adlı mesnevisinin Ali Nihat Tarlan (1965), A. Naci Tokmak (2013) ve Samed Vurgun (2019) tarafından yapılan Türkçe çevirileri, Belçikalı bilim insanı André Lefevere tarafından öne sürülen “yeniden yazma” kavramına göre değerlendirilmektedir. Çalışmada ilk olarak “yeniden yazma” kavramı genel hatlarıyla ele alınarak çalışmanın genel çerçevesi belirlenmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde André Lefevere’nin savunduğu çeviride yeniden yazma kavramı hakkında bilge verilmektedir. İkinci bölümde çalışmanın temellendirilmesi için kaynak metin ve yazarı hakkında kısaca bilgi verilmektedir. Üçüncü bölümde çeviri aracılığıyla yapıtların farklı kültürlere taşındığı savunulan yeniden yazma kavramı doğrultusunda kaynak ve erek metinlerden alınan örneklerle çevirmen yorumları, çeviri stratejileri tespit edilmektedir. Çalışma, kaynak metin aktarımının erek metinlerdeki görünümünü, çevirmenin ekleme ya da çıkarma yapıp yapmadığını ve çevirmenin yeniden yazma eylemini tespit etmeyi amaçlamaktadır.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2022-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68710930","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
MÖ II. yüzyıl ila MS I. yüzyıl aralığında Yahudiye’de yaşamış olan Esseniler, modern araştırmacılar tarafından Antik döneme ait bir Yahudi mezhebi olarak kabul edilmektedir. Türkçe literatürde fazla müstakil çalışmaya konu olmamış bu grubu incelemeyi amaçladığımız çalışmada birincil kaynaklardan istifade etmeye azami ölçüde gayret gösterilmiştir. Bunun yanında bir takım ikincil kaynaklardan da faydalanılmıştır. Çalışmada Esseniliğin tanımı, coğrafyası, inanç ve yaşam biçimleri ile teşkilat ve toplumsal yapıları incelenmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak şunlar söylenebilir; Esseniler, tek bir cemaat değildir. Aksine, Ölü Deniz’in batı kıyıları yakınlarında bulunan ana cemaatin dışında Yahudiye’de dağınık halde yaşayan başka cemaatlerden oluşmaktadır. Esseni nüfusu MS I. yüzyılda yaklaşık dört bin kişi kadardır. Esseniler, inanç ve yaşayış bakımından çeşitli sebeplerin etkisiyle II. Tapınak Dönemi Yahudiliğinden oldukça farklılaşmıştır. Esseniliğe ait cemaatler ve üyeler içerisinde idari ve mali alanlar başta olmak üzere teşkilatlanmaya gidildiğine dair emareler bulunmaktadır. Esseniliğe aday olanların topluluk kriterleri doğrultusunda çeşitli aşamalardan oluşan bir elemeye tabi tutulması ile eğitim ve bilgi aktarım metotları inisiyasyona başvurulduğu ihtimalini akla getirmektedir. Var olduğu düşünülen inisiyasyon, Essenilere ait derin bilgi ve sırların dışa kapalılığı ve bu bilgilere sadece ehil görülen kimselerin erişebilmesi, katı gizlilik ilkesi ile derin bilgilerin tahrif edilmeden yeni üyelere aktarılması ise Essenileri ezoterik bir topluluk olarak değerlendirilmesinin temelini oluşturmaktadır.
{"title":"Helenistik ve Roma Dönemlerinde Ezoterik Bir Yahudi Topluluk","authors":"Okan Açıl","doi":"10.21497/sefad.1218527","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1218527","url":null,"abstract":"MÖ II. yüzyıl ila MS I. yüzyıl aralığında Yahudiye’de yaşamış olan \u0000Esseniler, modern araştırmacılar tarafından Antik döneme ait bir \u0000Yahudi mezhebi olarak kabul edilmektedir. Türkçe literatürde fazla \u0000müstakil çalışmaya konu olmamış bu grubu incelemeyi amaçladığımız \u0000çalışmada birincil kaynaklardan istifade etmeye azami ölçüde gayret \u0000gösterilmiştir. Bunun yanında bir takım ikincil kaynaklardan da \u0000faydalanılmıştır. Çalışmada Esseniliğin tanımı, coğrafyası, inanç ve \u0000yaşam biçimleri ile teşkilat ve toplumsal yapıları incelenmeye \u0000çalışılmıştır. Sonuç olarak şunlar söylenebilir; Esseniler, tek bir cemaat \u0000değildir. Aksine, Ölü Deniz’in batı kıyıları yakınlarında bulunan ana \u0000cemaatin dışında Yahudiye’de dağınık halde yaşayan başka \u0000cemaatlerden oluşmaktadır. Esseni nüfusu MS I. yüzyılda yaklaşık dört \u0000bin kişi kadardır. Esseniler, inanç ve yaşayış bakımından çeşitli \u0000sebeplerin etkisiyle II. Tapınak Dönemi Yahudiliğinden oldukça \u0000farklılaşmıştır. Esseniliğe ait cemaatler ve üyeler içerisinde idari ve mali \u0000alanlar başta olmak üzere teşkilatlanmaya gidildiğine dair emareler \u0000bulunmaktadır. Esseniliğe aday olanların topluluk kriterleri \u0000doğrultusunda çeşitli aşamalardan oluşan bir elemeye tabi tutulması ile \u0000eğitim ve bilgi aktarım metotları inisiyasyona başvurulduğu ihtimalini \u0000akla getirmektedir. Var olduğu düşünülen inisiyasyon, Essenilere ait \u0000derin bilgi ve sırların dışa kapalılığı ve bu bilgilere sadece ehil görülen \u0000kimselerin erişebilmesi, katı gizlilik ilkesi ile derin bilgilerin tahrif \u0000edilmeden yeni üyelere aktarılması ise Essenileri ezoterik bir topluluk \u0000olarak değerlendirilmesinin temelini oluşturmaktadır.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":"28 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2022-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68711644","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kafkaslardan Anadolu’ya açılan yol güzergâhı üzerinde bulunmasından dolayı Artvin, eski çağlardan itibaren çeşitli halkların ve kültürlerin ilk durak yerlerinden biri olmuştur. Şimdiye kadar yapılan yüzey araştırmalarının çoğu bölgenin Orta Çağ dönemine yönelik olmuştur. 2019 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile Artvin ve ilçelerinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında bölgenin özellikle Tunç Çağı ve göçer kültürüne ışık tutabilecek merkezler tespit edilmiştir. 2019 yılı yüzey araştırması Arhavi-Demirkapı/Namazgâh Kaya Resimleri, Yusufeli-Olgunlar Köyü Yaylası Erken Dönem Mezarları, Olgunlar (Hastaf) Kalesi ve Mezarlık Alanı, Halamet Kalesi ve Alanbaşı-Aslanlı Mağarasını kapsayan bölgede yürütülmüştür. Bunun yanı sıra bölgede çok sayıda taşınmaz kültür varlığı da tespit edilmiştir. Çalışmada söz konusu merkezlerin tanıtımı ve değerlendirmesi yapılarak bunların aynı bölgedeki diğer Eski Çağ ve Orta Çağ yerleşmeleriyle olan bağlantıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu merkezlerden elde edilen verilerin yakın kültür bölgelerindeki benzerleri ile karşılaştırılarak aralarındaki olası kültürel bağlantının anlaşılması amaçlanmıştır. Özellikle Demirkapı/Namazgâh Kaya Resimleri, Doğu Anadolu-Kafkasya ve Orta Asya bağlantılarının anlaşılması açısından oldukça önemlidir.
由于从高加索到阿纳多卢的道路遭到破坏,阿尔文自古以来就是各种民族和文化的发源地之一。Şimdiye kadar yapılan yüzey araştırmalarınınçoğu bölgenin OrtaÇağdönemine yönelik olmuştur。2019年,经文化和旅游部批准,该地区已被确定为突尼斯和移民文化的光中心,特别是在阿尔文和各县进行的地表研究中。2019年,在Arvad Demirka/Prague Kaya、Yusuf Elgins村森林、伊利诺伊市、墓地、Halamet城堡和Alanbashi Aslani洞穴周围地区进行了地表调查。与此同时,该地区发现了许多移民文化。已寻求各中心就工作主题提供信息和进行评估,以确定与同一地区其他以前的网络和媒体网络地点的联系。此外,从这些中心获得的数据旨在比较密切文化区域内可能存在的文化联系之间存在文化联系的可能性。特别是,这对于理解伊拉克/祈祷石图像、东阿纳多卢高加索和中亚的联系非常重要。
{"title":"2019 Yılı Artvin ve İlçeleri Eski Çağ Tarihi Araştırmaları","authors":"Oktay Özgül, Alparslan Ceylan, Beyazıt Söylemez","doi":"10.21497/sefad.1218409","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1218409","url":null,"abstract":"Kafkaslardan Anadolu’ya açılan yol güzergâhı üzerinde bulunmasından dolayı Artvin, eski çağlardan itibaren çeşitli halkların ve kültürlerin ilk durak yerlerinden biri olmuştur. Şimdiye kadar yapılan yüzey araştırmalarının çoğu bölgenin Orta Çağ dönemine yönelik olmuştur. 2019 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile Artvin ve ilçelerinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında bölgenin özellikle Tunç Çağı ve göçer kültürüne ışık tutabilecek merkezler tespit edilmiştir. 2019 yılı yüzey araştırması Arhavi-Demirkapı/Namazgâh Kaya Resimleri, Yusufeli-Olgunlar Köyü Yaylası Erken Dönem Mezarları, Olgunlar (Hastaf) Kalesi ve Mezarlık Alanı, Halamet Kalesi ve Alanbaşı-Aslanlı Mağarasını kapsayan bölgede yürütülmüştür. Bunun yanı sıra bölgede çok sayıda taşınmaz kültür varlığı da tespit edilmiştir. Çalışmada söz konusu merkezlerin tanıtımı ve değerlendirmesi yapılarak bunların aynı bölgedeki diğer Eski Çağ ve Orta Çağ yerleşmeleriyle olan bağlantıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu merkezlerden elde edilen verilerin yakın kültür bölgelerindeki benzerleri ile karşılaştırılarak aralarındaki olası kültürel bağlantının anlaşılması amaçlanmıştır. Özellikle Demirkapı/Namazgâh Kaya Resimleri, Doğu Anadolu-Kafkasya ve Orta Asya bağlantılarının anlaşılması açısından oldukça önemlidir.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2022-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68711785","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
With the emergence and spread of Christianity, many basilicas were built in Anatolia. The early period basilicas were generally designed in the same form by the masters of the period. There are no pastophorium cells in these basilicas. They usually appear as structures with a simple rectangular narthex. Our main problem is to evaluate these basilicas from a mathematical point of view. At the beginning of the questions to be asked about these basilicas, did every master apply the mathematical operation exactly? Did the masters build these structures by continuing the traditional method or did they do it with a good knowledge of mathematics? What kind of differences do basilicas built from region to region? This study, which we have discussed, asks the question of the effectiveness of traditional methods as well as mathematical methods when building basilicas. The question of whether architects adhere to mathematical methods and how important traditional methods can be for them is emphasized. Moreover, our study deals with how the early period basilicas are proportionally related. At this point, the churches were determined and the results were obtained.
{"title":"The Proportional Relationship in The Three-Aisle Basilicas in Constantinople, Cilicia, Lycian, Lidia and Caria Regions (4th-6th Centuries)","authors":"Sinan Yilmaz, Cahit Karakök","doi":"10.21497/sefad.1218416","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1218416","url":null,"abstract":"With the emergence and spread of Christianity, many basilicas were built in Anatolia. The early period basilicas were generally designed in the same form by the masters of the period. There are no pastophorium cells in these basilicas. They usually appear as structures with a simple rectangular narthex. Our main problem is to evaluate these basilicas from a mathematical point of view. At the beginning of the questions to be asked about these basilicas, did every master apply the mathematical operation exactly? Did the masters build these structures by continuing the traditional method or did they do it with a good knowledge of mathematics? What kind of differences do basilicas built from region to region? This study, which we have discussed, asks the question of the effectiveness of traditional methods as well as mathematical methods when building basilicas. The question of whether architects adhere to mathematical methods and how important traditional methods can be for them is emphasized. Moreover, our study deals with how the early period basilicas are proportionally related. At this point, the churches were determined and the results were obtained.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2022-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68711896","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Toulmin kendi argüman modelini oluştururken kıyasa yönelik bazı eleştiriler gündeme getirmektedir. Kıyasın mantık adı altında sadece teorik ve zihinsel bir hesaplama aracına dönüşmesi; kıyasın pratik alanlarda kullanılmaması; kıyası oluşturan ögelerdeki belirsizlikler; kıyasın geleneksel okunuş biçimi; kıyastaki öncüllerin varlıksal içerim bildirip bildirmemesi; kıyasın alan belirsizliği, bütün bunlar söz konusu eleştirilerin en dikkat çekici olanlarıdır. Ancak Toulmin kıyası eleştirirken Aristoteles’in kıyas anlayışını yanlış anlamış görünmektedir. Çünkü o, söz konusu eleştirilere alternatif olarak özellikle retorik model üzerine yoğunlaşsa da, Aristoteles’in felsefesinde kendisine önemli işlevler atfedilen diyalektik kıyasları konu edinmemekte ve analitik kıyasları yeterince açık hale getirmemektedir. Diğer taraftan, Toulmin’in kendi argüman modeli kıyastan pek çok etkilenim içermektedir. Bununla birlikte, Aristoteles’in retoriğindeki pek çok kapalı nokta Toulmin’in kıyas hakkındaki tartışmaları sayesinde aydınlanmaktadır. Bu bakımdan, Toulmin’in söz konusu eleştirilerini tartışmaya açmak kıyasa yönelik geleneksel bakış açısını sorgulamaya ve belki de değiştirmeye ve geliştirmeye yönelik önemli bir potansiyel içermektedir. Netice olarak biz filozofun eleştirilerinin sadece kıyasın değil aynı zamanda argümanın da daha iyi anlaşılmasına önemli katkılar sağladığını iddia ediyoruz.
Toulmin kendi argüman modelini oluştururken kıyasa yönelik bazıeleştiller gündeme getirmektedir。在十字架的逻辑下,它只能转化为一种理论和心理计算工具;未用于实际领域的比较;世界各地的不确定性;传统的阅读方式;如果附近以前有人,侧面的不确定性,所有这些都是最具吸引力的批评者。但亚里士多德在批评图尔明一方的同时,似乎误解了海滩。因为如果他转而关注修辞模式,他就无法讨论其作品的辩证方面,也无法解释其哲学的分析方面。另一方面,图尔明对他自己的论证模式有很大的影响。Bununla birlitte,Aristoteles的in retoriğindeki pekçok kapalınokta Toulmin kıyas hakkındaki tartışmalarısayesine aydınlanmaktadır。这样,打开图尔敏的言语批评对法律传统方面的质疑,可能是一种重要的变革和发展潜力。Netice olarak biz filozofun eleştirilerin sadese kıyasın değil aynızamanda argümanın da daha iyi anlaşılmasınaönemli katkılar sağladınıiddia ediyoruz。
{"title":"Toulmin’in Kıyas Eleştirisi Üzerine Bir İnceleme","authors":"Mustafa Yeşil","doi":"10.21497/sefad.1218496","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1218496","url":null,"abstract":"Toulmin kendi argüman modelini oluştururken kıyasa yönelik bazı eleştiriler gündeme getirmektedir. Kıyasın mantık adı altında sadece teorik ve zihinsel bir hesaplama aracına dönüşmesi; kıyasın pratik alanlarda kullanılmaması; kıyası oluşturan ögelerdeki belirsizlikler; kıyasın geleneksel okunuş biçimi; kıyastaki öncüllerin varlıksal içerim bildirip bildirmemesi; kıyasın alan belirsizliği, bütün bunlar söz konusu eleştirilerin en dikkat çekici olanlarıdır. Ancak Toulmin kıyası eleştirirken Aristoteles’in kıyas anlayışını yanlış anlamış görünmektedir. Çünkü o, söz konusu eleştirilere alternatif olarak özellikle retorik model üzerine yoğunlaşsa da, Aristoteles’in felsefesinde kendisine önemli işlevler atfedilen diyalektik kıyasları konu edinmemekte ve analitik kıyasları yeterince açık hale getirmemektedir. Diğer taraftan, Toulmin’in kendi argüman modeli kıyastan pek çok etkilenim içermektedir. Bununla birlikte, Aristoteles’in retoriğindeki pek çok kapalı nokta Toulmin’in kıyas hakkındaki tartışmaları sayesinde aydınlanmaktadır. Bu bakımdan, Toulmin’in söz konusu eleştirilerini tartışmaya açmak kıyasa yönelik geleneksel bakış açısını sorgulamaya ve belki de değiştirmeye ve geliştirmeye yönelik önemli bir potansiyel içermektedir. Netice olarak biz filozofun eleştirilerinin sadece kıyasın değil aynı zamanda argümanın da daha iyi anlaşılmasına önemli katkılar sağladığını iddia ediyoruz.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2022-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68711567","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Yayın değerlendirmesini yaptığımız çalışma, 16. yüzyıl mesnevi edebiyatının önemli isimlerinden Lâmi‘î Çelebi’nin Şem ü Pervâne Mesnevisi’nin tam metni ve detaylı analizini içermektedir. Çalışmanın girişi, Fars ve Türk edebiyatında Şem ü Pervâne mesnevilerinin gelişim evrelerini mukayeseli gösteren bir kaynak niteliğindedir. Çalışmada birinci bölüm Lâmî’nin hayatına ayrılmıştır. Bu bölüm, Lâmî’nin Şem ü Pervânesi hakkında olay örgüsünden motiflere kadar geniş bilgi verilen ve eserin vaka halkaları ile içeriği hakkında ayrıntılı açıklamalar yapılan kısımdır. Sonrasında sonuç ve kaynakça verilmiş, Lâmî’nin Şem ü Pervâne mesnevisinin üç nüshası göz önünde bulundurularak oluşturulan metni dipnot ve açıklamaları ile sunulmuştur. Eser sadece Lâmî’nin değil klasik Türk ve Fars edebiyatlarındaki Şem ü Pervâne mesnevilerinin de değerlendirilmesi hükmündedir. Eser ayrıca, bu tarz mesnevilerdeki aşkın temel felsefesine ve kaynaklarına vurgu yaptığı için de önem arz etmektedir.
Yayın değerlendirmesini yaptığımızçalışma,16岁。对被称为Lâmi‘îÇelebi的几个世纪文学主题的全文和详细分析,包括对秘鲁梅斯尼维斯计划的全文和具体分析。作品的进入是秘鲁文本在波斯和土耳其文学中的发展来源。作品的第一部分分为拉米的生平。本节是对活动主体内容的详细解释的一部分,从活动主体到拉米周四计划的主题。之后,以秘鲁拉米方案的形式,以三人的形式创造了文本记录和解释,向结果和来源呈现。埃斯尔不仅是罗马尼亚诗人,也是土耳其和波斯古典文学中的波斯诗歌。此外,重要的是要寻求爱的基本哲学和资源。
{"title":"Lâmi‘î Çelebi Şem ü Pervâne","authors":"Erdem Sevimli","doi":"10.21497/sefad.1218533","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1218533","url":null,"abstract":"Yayın değerlendirmesini yaptığımız çalışma, 16. yüzyıl mesnevi edebiyatının önemli isimlerinden Lâmi‘î Çelebi’nin Şem ü Pervâne Mesnevisi’nin tam metni ve detaylı analizini içermektedir. Çalışmanın girişi, Fars ve Türk edebiyatında Şem ü Pervâne mesnevilerinin gelişim evrelerini mukayeseli gösteren bir kaynak niteliğindedir. Çalışmada birinci bölüm Lâmî’nin hayatına ayrılmıştır. Bu bölüm, Lâmî’nin Şem ü Pervânesi hakkında olay örgüsünden motiflere kadar geniş bilgi verilen ve eserin vaka halkaları ile içeriği hakkında ayrıntılı açıklamalar yapılan kısımdır. Sonrasında sonuç ve kaynakça verilmiş, Lâmî’nin Şem ü Pervâne mesnevisinin üç nüshası göz önünde bulundurularak oluşturulan metni dipnot ve açıklamaları ile sunulmuştur. Eser sadece Lâmî’nin değil klasik Türk ve Fars edebiyatlarındaki Şem ü Pervâne mesnevilerinin de değerlendirilmesi hükmündedir. Eser ayrıca, bu tarz mesnevilerdeki aşkın temel felsefesine ve kaynaklarına vurgu yaptığı için de önem arz etmektedir.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":"852 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2022-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68711657","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Sanskritçe Vimalakīrtinirdeśa-sūtra Mahāyāna Budizmi’nin önemli sūtralarından biridir. Metnin Sanskritçesi yanında Çince, Tibetçe, Moğolca, Soğdca, Hoten Sakacası ve Eski Uygurca versiyonları da mevcuttur. Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra bugün Berlin, Kyōto ve İstanbul’da bulunan fragmanlardan oluşan bir metindir. Vimalakīrtinirdeśa-sūtra kadar bu metin üzerine yazılmış tefsirler de oldukça önemli bir yere sahiptir. Bunlar içerisinde özellikle Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsirinin Eski Uygurca tercümesine ait fragmanlar bugün Berlin Turfan Koleksiyonu’nda korunmaktadır. Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsiri 48 fragman üzerine tesis edilmiştir ve 811 satır hacmindedir. Bu çalışmanın konusunu ise Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsirine ait şimdiye kadar neşredilmemiş fragmanlar oluşturmaktadır. Tıpkı diğer fragmanlar gibi bu çalışmada ele alınan fragmanlar da Berlin Turfan Koleksiyonu’nda korunmaktadır. Çalışmaya esas alınan fragmanların Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsirine ait olduğunun tespiti ve bununla birlikte ayrıntılı ve kapsamlı katalog bilgileri Simone-Christiane Raschmann tarafından yapılmıştır. Raschmann tarafından tespit edilen ve bu çalışmaya dâhil edilen fragmanların sayısı beştir ve arşiv numaraları sırasıyla şöyledir: U 2641 (T II 1080), U 3180 (T III B T.V. 51), U 3181 (T III B T.V. 51), U 3182 (T III B T.V. 51) ve U 3183 (T III B T.V. 51). Bu yazıda Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsirine ait ve bahsi geçen arşiv numaralarına sahip fragmanların yazı çevirimi ve harf çevirisi, Türkiye Türkçesine aktarımı, dizininin/sözlüğünün hazırlanması amaçlanmıştır.
梵文Vimalakīrtinirdeśa-sútra Mahāyāna Budizmi是主要的托运货物之一。还有汉语、藏语、蒙古语、软文、和田萨卡语和前维语版本的文本。古老的维吾尔语Vimalakīrtinirdeśa-sútra是由今天柏林、京都和伊斯坦布尔的碎片组成的文本。Vimalakīrtinirdeśa-sútra kadar bu metinüzerine yazılmıştefsirler de oldukçaönemli bir yere sahibir。特别是Vimalakīrtinirdeśa-sútra病毒的前维吾尔语译本的碎片今天在柏林吐鲁番收藏馆受到保护。古老的维吾尔卡Vimalakīrtinirdeśa-sútra tefsiri被放置在48个碎片上,并被砍了811行。这项工作的问题是,到目前为止,前维吾尔卡维马拉克流体是由分解的碎片组成的。与其他碎片一样,这件作品中拍摄的碎片也受到柏林吐鲁番收藏馆的保护。这项工作是基于对前维吾尔人Vimalakīrtinirdeśa-sútra通量的分析,以及Simone Christiane Raschmann的详细目录信息。根据档案数量,Raschmann鉴定和测试的碎片数量为五个:U 2641(T II 1080)、U 3180(T III B T.V.51)、U 318 1(T III B.T.V.51。在这篇文章中,翻译和翻译旧维吾尔卡·维马拉克(Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sútra)的解释旨在准备翻译和翻译包含先前档案编号的碎片给土耳其,翻译给土耳其的信和目录的字典。
{"title":"Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra Tefsirine İlişkin Fragmanlar","authors":"Uğur Uzunkaya","doi":"10.21497/sefad.1218397","DOIUrl":"https://doi.org/10.21497/sefad.1218397","url":null,"abstract":"Sanskritçe Vimalakīrtinirdeśa-sūtra Mahāyāna Budizmi’nin önemli sūtralarından biridir. Metnin Sanskritçesi yanında Çince, Tibetçe, Moğolca, Soğdca, Hoten Sakacası ve Eski Uygurca versiyonları da mevcuttur. Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra bugün Berlin, Kyōto ve İstanbul’da bulunan fragmanlardan oluşan bir metindir. Vimalakīrtinirdeśa-sūtra kadar bu metin üzerine yazılmış tefsirler de oldukça önemli bir yere sahiptir. Bunlar içerisinde özellikle Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsirinin Eski Uygurca tercümesine ait fragmanlar bugün Berlin Turfan Koleksiyonu’nda korunmaktadır. Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsiri 48 fragman üzerine tesis edilmiştir ve 811 satır hacmindedir. Bu çalışmanın konusunu ise Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsirine ait şimdiye kadar neşredilmemiş fragmanlar oluşturmaktadır. Tıpkı diğer fragmanlar gibi bu çalışmada ele alınan fragmanlar da Berlin Turfan Koleksiyonu’nda korunmaktadır. Çalışmaya esas alınan fragmanların Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsirine ait olduğunun tespiti ve bununla birlikte ayrıntılı ve kapsamlı katalog bilgileri Simone-Christiane Raschmann tarafından yapılmıştır. Raschmann tarafından tespit edilen ve bu çalışmaya dâhil edilen fragmanların sayısı beştir ve arşiv numaraları sırasıyla şöyledir: U 2641 (T II 1080), U 3180 (T III B T.V. 51), U 3181 (T III B T.V. 51), U 3182 (T III B T.V. 51) ve U 3183 (T III B T.V. 51). Bu yazıda Eski Uygurca Vimalakīrtinirdeśa-sūtra tefsirine ait ve bahsi geçen arşiv numaralarına sahip fragmanların yazı çevirimi ve harf çevirisi, Türkiye Türkçesine aktarımı, dizininin/sözlüğünün hazırlanması amaçlanmıştır.","PeriodicalId":40468,"journal":{"name":"Selcuk Universitesi Edebiyat Fakultesi Dergisi-Selcuk University Journal of Faculty of Letters","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2022-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"49347227","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}